<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Www.SohbetSiz.Com &#187; Bayanlara Ozel</title>
	<atom:link href="http://www.sohbetsiz.com/tag/bayanlar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sohbetsiz.com</link>
	<description>Sohbet Odaları</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Jul 2010 16:54:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Diyetin 15 Dusmanı</title>
		<link>http://www.sohbetsiz.com/diyetin-15-dusmani.html</link>
		<comments>http://www.sohbetsiz.com/diyetin-15-dusmani.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2009 17:48:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bayanlara Ozel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetsiz.com/?p=346</guid>
		<description><![CDATA[Her pazartesi başladığınız diyetlerin bir türlü sonu gelmiyorsa ya da yılın yarısını aç gezdiğiniz halde etrafta dolaşan incecik kadınlara kıskanç gözlerle bakmaya devam ediyorsanız bu işin içinde sadece yanlışlık değil aynı zamanda diyetinizi sabote edici etkenler var demektir. Hayatınızın yarısı çikolatalara imrenerek bakmakla mı geçti ya da her tatlı yediğiniz bir gün için üç gün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span style="font-size: x-small;">Her pazartesi başladığınız diyetlerin bir türlü sonu gelmiyorsa ya da yılın yarısını aç gezdiğiniz halde etrafta dolaşan incecik kadınlara kıskanç gözlerle bakmaya devam ediyorsanız bu işin içinde sadece yanlışlık değil aynı zamanda diyetinizi sabote edici etkenler var demektir.</p>
<p>Hayatınızın yarısı çikolatalara imrenerek bakmakla mı geçti ya da her tatlı yediğiniz bir gün için üç gün pişmanlık duyduğunuz halde yine de değil bir kilo bir gram bile vermiyorsanız bu duruma bir son vermenin vakti geldi demektir. Diyetlerinizin işe yaramadığını düşünerek beslenme düzeninizi değiştirmeden önce derinlemesine bir araştırma yapmalı yanlışın nerede olduğunu öğrenmelisiniz.</span></div>
<div><span style="font-size: x-small;"><span id="more-346"></span></span></div>
<div><span style="font-size: x-small;"></p>
<h2>Diyetinizi sabote edecek 15 neden</h2>
<p> </p>
<p> </p>
<h2>1. Hızlı yemek</h2>
<p> </p>
<p>Hızlı yemek yemek kilo almanıza neden olur bu nedenle yavaş yemelisiniz. Yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmak, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına geliyor. Bu şekilde tat alma duyusu da tatmin oluyor. Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor.</p>
<p> </p>
<h2>2. Teknoloji</h2>
<p> </p>
<p>Diyetlerinizin bir işe yaramamasının en büyük etkenlerinden biri hareketsiz yaşamdır. Eskiden bir arkadaşınızla görüşmek için belki de 10 ya da 15 dakika yürürken şimdi sadece mailleşerek görüşmüş kadar oluyor ya da internet üzerinden sohbet edebiliyorsunuz. Böyle olunca da hareket yerine oturmayı seçiyorsunuz.</p>
<p> </p>
<h2>3. Tatlandırıcılar</h2>
<p> </p>
<p>Kilo almamak için sürekli şeker yerine tatlandırıcı kullanıyor olabilirsiniz. Fakat yapılan araştırmalar yapay tatlandırıcıların alınan doğal kalori alımı konusunda vücudu kandırdığını ve bu nedenle de daha fazla şeker kullanma isteğini ortaya çıkardığını gösteriyor.</p>
<p> </p>
<h2>4. Sebzeler</h2>
<p> </p>
<p>Sebzelerinizi ve salata malzemelerinizi iyi yıkadığınızdan emin olmalı ve organik olarak yetiştirilmiş olanları seçmelisiniz. Hormonlu sebze ve meyvelerden uzak durmalısınız.</p>
<p> </p>
<h2>5. Yağ oranı düşük yiyecekler</h2>
<p> </p>
<p>Yağ oranı yüksek ve düşük yiyecekler arasında aslında sanıldığı kadar çok fark yoktur. Yoğurt, süt ya da peynirde bu oran önemliyken yağ oranı düşük bir kek yemekle yağ oranı yüksek olanı yemek arasında hiçbir fark yoktur.</p>
<p> </p>
<h2>6. Stres</h2>
<p> </p>
<p>Beyin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez açlık hissetmemize yol açan kimyasal maddeler salgılar. Bu kimyasal maddeleri salgılayan kısmı, aynı zamanda duyguları da kontrol eder ve sıkıldığımız veya kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi de budur.</p>
<p> </p>
<h2>7. Öğün atlamak</h2>
<p> </p>
<p>Her yemek yediğinizde metabolik hızınız iki saat içinde yüzde 20 &#8211; 30 artar fakat öğünleri atlarsanız metabolizmanız yavaşlar. Özellikle de kahvaltı yapmamak en büyük problemdir ve gece boyunca yüzde 5 yavaşlayan metabolik hızınız bir daha yemek yiyene kadar aynı hızda kalır.</p>
<p> </p>
<h2>8. Meyve suları</h2>
<p> </p>
<p>Früktoz seviyesi yüksek olan meyve suları iştahınızı açar. Bu nedenle taze meyve suyu içmek ya da meyve yemek çok daha yararlıdır.</p>
<p> </p>
<h2>9. Toksinler</h2>
<p> </p>
<p>Karaciğer vücudun yağ yakan organıdır ve eğer alkol gibi toksinlerle doluysa yakma işlemi için daha yoğun çalışarak çok enerji harcar ve yorulur. Bu nedenle içki içerken yağ ya da şekeri çok fazla tüketmemeye dikkat etmelisiniz.</p>
<p> </p>
<h2>10. Salata</h2>
<p> </p>
<p>Diyet yaptığınız için salata yemeyi tercih edebilirsiniz fakat salatayı dışarıda yiyecekseniz soslu bir salata yememelisiniz. Çünkü özel soslarla yapılan bu salataların kalori bakımında bir hamburgerden çok da farkı yoktur.</p>
<p> </p>
<h2>11. Doğumgününüz</h2>
<p> </p>
<p>Kış mevsiminde doğduysanız baştan kaybetmiş olma ihtimaliniz yüksek çünkü yapılan araştırmalar kış bebeklerinin obeziteye daha yatkın olduklarını gösteriyor. Bunun sebebi ise daha yavaş çalışan bir metabolizmaya sahip olmaları.</p>
<p> </p>
<h2>12. Doğum kontrol</h2>
<p> </p>
<p>Kadınların en büyük sorunlarından biri de doğum kontrol yöntemleri nedeniyle alınan kilolardır. Özellikle doğum kontrol hapları bazı kadınlarda iştah açarlar.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<h2>
13. Uyku düzeni</h2>
<p> </p>
<p>Yapılan araştırmalara göre geceleri dört saatten az uyuyan kişiler daha çok uyuyanlara oranla daha fazla kilo alırlar. Çünkü yorgun bir vücut, normal günde yakılan enerjiyi yakamaz ve metabolizması yavaşlar. Bunun için her gün uykunuzu düzenli almaya dikkat etmelisiniz.</p>
<p> </p>
<h2>14. Evlilik</h2>
<p> </p>
<p>Yeni evli çiftler hep evlendikten sonra kilo aldıklarından şikâyet ederler. Bunun nedeni ise birlikte bir yaşam paylaşma sonucu herşeyi aynı anda yapma isteğidir. Fakat sözkonusu yemek olunca bu yanlıştır eşinizle aynı miktarda ya da aynı şeyleri yemeden de mutlu bir evliliğe sahip olabilirsiniz.</p>
<p> </p>
<h2>15. Tiroid sorunu</h2>
<p> </p>
<p>Sürekli yorgun hissediyorsanız, kilo almaya başladıysanız ve sürekli üşüyorsanız tiroidiniz tembelleşmiş olabilir. Bu da metabolizmanızın daha yavaş çalışmasına neden olur. Bunun için bir uzmana başvurun ve balık, fındık gibi yararlı besinler almaya dikkat etmelisiniz.</p>
<p></span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetsiz.com/diyetin-15-dusmani.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Makyaj</title>
		<link>http://www.sohbetsiz.com/makyaj.html</link>
		<comments>http://www.sohbetsiz.com/makyaj.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2009 17:34:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bayanlara Ozel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetsiz.com/?p=342</guid>
		<description><![CDATA[Eski makyaj malzemeleriyle yenilerini yarat!  Gönül ister ki, makyaj malzemelerimize her gün bir yenisini ekleyelim, ama maalesef bu çok mümkün değil. Peki kaderimize boyun mu eğeceğiz?Tabii ki hayır! Akıllı bir kadın olarak malzemelerimizi karıştırıp, yenilerini yaratacağız! Far + jöle = Kaş şekillendirici Kaşlarınızın renginden memnun değilsiniz ama kaş kalemleri de çok yapay geliyor. O halde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span style="font-size: x-small;">Eski makyaj malzemeleriyle yenilerini yarat! </span></div>
<p><span style="font-size: x-small;">Gönül ister ki, makyaj malzemelerimize her gün bir yenisini ekleyelim, ama maalesef bu çok mümkün değil. Peki kaderimize boyun mu eğeceğiz?Tabii ki hayır! Akıllı bir kadın olarak malzemelerimizi karıştırıp, yenilerini yaratacağız!<br />
Far + jöle = Kaş şekillendirici</p>
<p>Kaşlarınızın renginden memnun değilsiniz ama kaş kalemleri de çok yapay geliyor. O halde bunu deneyin: Biraz jöle ve kahverengi farı avucunuzda karıştırın, pamuklu çubukla kaşlarınıza sürün. Kaşlarınız hem parlak hem de doğal görünecek!</p>
<p> </p>
<div><span style="font-size: x-small;"><strong> </strong></span></div>
<p><span style="font-size: x-small;"><strong>Allık + Pudra = Bronzlaştırıcı</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Bronz bir görünüm için allığınızı tüm yüzünüze sürmeye kalkarsanız, sonuç bir felaket olabilir. Daha yumuşak ve bronz bir görünüm için allığınızı toz pudrayla karıştırarak sürmeyi deneyin.</p>
<p></span></span></p>
<p> <span id="more-342"></span></p>
<p><strong>Kapatıcı + Dudak kalemi = Ruj</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>En sevdiğiniz dudak kaleminize uygun ruj bulamadınız mı? Dudak kaleminizi kapatıcınızla karıştırarak gerçek ruj efekti yaratabilirsiniz. Kapatıcınızı dudak kontüründen bir milim kadar taşacak şekilde sürün ve üzerine dudak kalemini geçin. İşte efsane olmaya aday dudaklar!</p>
<p> </p>
<p><strong>Krem + Sim = Vücut parlatıcısı</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Önemli bir partiye katılacaksınız ve haklı olarak vücudunuzun ışıl ışıl olmasını istiyorsunuz. Hemen evde bulunan herhangi bir kremle bir avuç simi karıştırın ve bunu tüm dekoltenize eşit olarak dağıtın!</p>
<p> </p>
<p><strong>Sim + Fondöten = Yüz parlatıcısı</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Hem cilt kusurlarınızın kapanmasını, hem de ışıl ışıl parlamasını istiyorsanız sim ve fondöten ikilisinden yararlanabilirsiniz. Fondöten ve az miktarda ince dokulu simi iyice karıştırın ve yüzünüze sürün. Sonuca inanamayacaksınız.</p>
<p> </p>
<p><strong>Jel sim + Eye- liner = Simli eye- liner</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Eye-liner&#8217;ın keskin hatlı görüntüsünden hoşlanmıyorsanız, jel simle karıştırarak farklı bir hava elde edebilirsiniz. Önce eye- liner&#8217;ını sürün, ardından aynı fırçayla jel simi geçin.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toz far + oje = Simli oje</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>İstediğin tonda simli oje bulmakta zorlanıyorsanız, bunu kendiniz de yapabilirsiniz. Simli toz farını ayrı bir kapta ojeyle karıştırın ve tırnağınıza sürün. İstediğiniz renk ojeniz hazır!</p>
<p> </p>
<p><strong>Karbonat + Pembe ruj = Beyaz dişler</strong></p>
<div><strong> </strong></div>
<p><strong> </p>
<p><strong>Top allık + Fondöten = Vücut bronzlaştırıcı</strong></p>
<p><strong><br />
</strong><br />
Top allığınızı önceden dekoltenize sürmüşlüğünüz vardır. Peki bunu şimdi fondöteninizle birlikte denemeye ne dersiniz? Yapmanız gereken tek şey, önce fondöteni, ardından da top allığınızı eşit olarak dekoltenize sürmek. En iyi bronzlaştırıcılara taş çıkartacağından şüpheniz olmasın.<br />
Dişleriniz çok mu sarı görünüyor? O halde hemen diş fırçanızın üzerine bir miktar karbonat dökün ve iyice fırçalayın. Ardından pembe rujunuzu sürün. Artık bembeyaz dişleriniz var!</p>
<p></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetsiz.com/makyaj.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilimsel Zayıflama</title>
		<link>http://www.sohbetsiz.com/bilimsel-zayiflama.html</link>
		<comments>http://www.sohbetsiz.com/bilimsel-zayiflama.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2009 17:29:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bayanlara Ozel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetsiz.com/?p=338</guid>
		<description><![CDATA[Zayıflama yöntemleri ve diyetler hakkında ağızdan ağza dolaşan, yıllardır uygulanan çeşitli yöntemler var. Ancak bunların bir kısmının bilimsel gerçeklerle yakından uzaktan ilgisi yok.         Beslenme Uzmanları, zayıflamak isteyenlerin diyet ürünler, tatlandırıcılar ve sabahları aç karnına içilen maydanoz suları ile ilgili yaptıkları yanlışlara dikkat çekerek, bu konudaki sorularıı yanıtladı&#8230;           Yemekler nasıl pişirilmeli ki, kilo [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zayıflama yöntemleri ve diyetler hakkında ağızdan ağza dolaşan, yıllardır uygulanan çeşitli yöntemler var. Ancak bunların bir kısmının bilimsel gerçeklerle yakından uzaktan ilgisi yok.    </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Beslenme Uzmanları, zayıflamak isteyenlerin diyet ürünler, tatlandırıcılar ve sabahları aç karnına içilen maydanoz suları ile ilgili yaptıkları yanlışlara dikkat çekerek, bu konudaki sorularıı yanıtladı&#8230;    </p>
<p>    </p>
<p><strong> Yemekler nasıl pişirilmeli ki, kilo almaya davetiye çıkarılmasın?</strong></p>
<p> </p>
<p>&#8220;Kızartmalardan kaçınalım&#8221; diyoruz ama sadece haşlama mı sağlıklı? Sadece haşlama yemek zorunda değiliz. Yemeklerimizi fırında ızgarada ya da tencere yemeği olarak tüketebiliriz (sotelemeden). Ama kızartmalardan kaçınmak gerekiyor. Çünkü kızarttığımız her şey (et, sebze) yüksek oranda yağ çekiyor. Yani, yediğimiz yemekle birlikte bolca yağ içiyor gibi oluyoruz.</p>
<p><span id="more-338"></span></p>
<p> </p>
<p><strong>Yemeklerimizde hangi yağı kullanalım?</strong></p>
<p> </p>
<p>Zeytinyağı sağlıklı diye biliyoruz, ancak en az diğer yağlar kadar o da kalorili&#8230; Yemeklerimizde kullanacağımız yağ sıvı olmalı. Tereyağı ve margarinleri hayatımızdan çıkarmalıyız. Sıvıyağı kullanırken de ölçüsüne dikkat etmeliyiz. Katı yağın da sıvı yağın da kalorisi aynıdır ve bir tatlı kaşığı yağ 45 kaloridir. Sıvıyağı kullanmanın en doğru yolu ise, zeytinyağı veya fındık yağından bir ölçü, diğer sıvıyağlardan da bir ölçü karıştırarak kullanmaktır. Böylece, yağ dengesini yakalamış oluruz.</p>
<p> </p>
<p><strong>Akşam yemekleri için ideal saat kaç? Daha sonra bir şey yenmemeli mi?</strong></p>
<p> </p>
<p>Akşam yemeği mümkün olduğu kadar erken saatlerde yenmelidir. Mesela 18.00 ile 19.30 arası olabilir. Daha sonrasında ise, sadece bir ara öğünle yemek yeme işlemi bitirilmelidir. Bu öğünde ise, kişiye göre bir meyve, süt vb hafif gıdalar tüketilebilir. Yatmadan en az iki saat önce tüm yeme işlemleri bitmelidir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Ailede bir kişi diyet yapıyorsa, diğer fertler bu kişiye nasıl yardımcı olabilir? Herkes diyete göre mi beslenmeli?</strong></p>
<p> </p>
<p>Diyet yapmak &#8216;sağlıklı beslenme&#8217; anlamına gelir. Bu nedenle, evdeki herkes rahatlıkla diyete göre beslenebilir. Diyet için her zaman &#8216;kişiye özeldir&#8217; deriz. Kişilerin yaşam tarzına, alışkanlıklarına göre düzenlenen bir diyette, ev halkı için fazla bir değişiklik olmayacaktır.</p>
<p> </p>
<p><strong>Damak zevkimizin ve beslenme alışkanlıklarımızın küçük yaşlarda şekillendiği göz önüne alınırsa, çocuklara tatlıyı sevdirmemek mi gerekir?</strong></p>
<p> </p>
<p>Ailenin beslenme şekli, çocuğun alışkanlıkları konusunda etkilidir. Çocukları tatlıyla ödüllendirmemek, tatlıya yöneltmemek gerekir. Hiç kimsenin doğrudan tatlıya ihtiyacı yoktur. Tatlıdan almamız gerektiğini savunduğumuz şekeri, ekmek veya ekmek yerine geçen karbonhidrat grubundan da alabiliriz.</p>
<p> </p>
<p><strong>Pek çok diyetin mönüsünde soda yer alıyor. Günlük soda tüketimi ne kadar olursa, zararlı değildir?</strong></p>
<p> </p>
<p>Açıkçası diyetlerde pek soda içilmesi taraftarı değiliz. Çünkü sodadan aldığımız mineralleri sadece sağlıklı beslenerek de yeterli miktarda alabiliriz. Ayrıca, içerisinde bulunan yüksek orandaki sodyum (Na) yüzünden, fazla miktarda tüketilen soda ile vücutta fazla sodyum birikimi oluşabilir. Bu da tansiyon hastaları için istemediğimiz bir durumdur. Zaten toplumumuzda tuz tüketimi gereğinden fazla olduğu için ayrıca bir tuz yüklemesine gerek yoktur.</p>
<p> </p>
<p><strong>Pek çok kişi zayıflamak için aç karnına maydanoz suyu, limon suyu içiyor. Bu yöntemlerin bilimsel bir açıklaması, dayanağı var mı?</strong></p>
<p> </p>
<p>Kesinlikle yoktur. Maydanoz suyunun diüretik, yani idrar söktürücü olduğu bilinmektedir. İnsanlar vücutlarından idrar çıkışı olduğunda, şişkinlikleri azaldığı için zayıfladıklarına inanır. Limonun ise, bağırsakları çalıştırıcı etkisi vardır ama zayıflatıcı özelliği yoktur. Sabahları aç karnına içilen sıcak ya da soğuk suyun da zayıflatıcı özelliği yoktur.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kişinin tuvalet alışkanlıkları kilosu üzerinde etkili midir? Kabızlık sorunu olanlar şişmanlıktan daha mı çok yakınır?</strong></p>
<p> </p>
<p>Kişinin tuvalet alışkanlığı kilosuna etkin olabilir. Kabızlık bazı metabolik hastalıkların göstergesi olabilir. Bu nedenle, bu hastalıklar tedavi edilmediğinde kabızlık devam eder ve metabolizma yavaşlar. Kilo verimi azalır.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kişi kilo aldığı halde beden ölçüsünü koruyorsa, bu şişmanlık adına endişe edilecek bir durum değil midir?</strong></p>
<p> </p>
<p>Kilo alınıyorsa, beden ölçüsü önemli değildir. Beden hemen etkilenmeyebilir. Kilo alımı sadece bir işarettir. Dikkat edilmesi gerekir ve sebebi araştırılmalıdır.</p>
<p> </p>
<p><strong>Diyet ürünler hakkında ne düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p> </p>
<p>&#8220;Nasıl olsa diyet ürün&#8230; Kilo aldırmaz&#8221; düşüncesiyle gerekenden fazla tüketilebiliyorlar&#8230; Diyet ürünler sadece zengin lif kaynaklarıdır. Yani, yüksek miktarda kepek ya da yulaf içerirler. Ama bunun yanı sıra, az miktarda da olsa içlerinde yağ ve un bulunur. Yani, kısaca ekmek yerine geçerler. Diyet ürünler yenildiklerinde kilo verdirmez, sadece tokluk hissi yaratırlar. Örneğin, yarım paket diyet kepekli bisküvi bir ince dilim ekmeğe eşdeğerdir. Fazla tüketildiklerinde kilo yapabilirler.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tatlandırıcı kullanımında bir sınırlama olması gerekli mi?</strong></p>
<p> </p>
<p>Tatlandırıcı kullanımını ben pek önermiyoruz. Çayı ve benzeri tüm içecekleri şekersiz içmek en sağlıklısı. Ama bazı kişiler &#8216;ben şekersiz yapamam&#8217; derlerse, o zaman tatlandırıcı öneriyoruz. Tatlandırıcı kullanımında tatlandırıcı maddenin türü çok önemlidir. Özellikle sakarin içeren tatlandırıcılar değil de, aspartam içeren tatlandırıcılar kullanılması önemlidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetsiz.com/bilimsel-zayiflama.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cilt Bakımı</title>
		<link>http://www.sohbetsiz.com/cilt-bakimi.html</link>
		<comments>http://www.sohbetsiz.com/cilt-bakimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2009 17:26:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bayanlara Ozel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetsiz.com/?p=336</guid>
		<description><![CDATA[Güzelliğin en iyi yansıtıcısı güzel bir yüz ve parlak bir tendir.Parlak bir tene sahip olmak da cilde özenli bakmaktan geçer.Güzel bir yüze sahip olmak için her hafta düzenli olarak peeling uygulaması ve yüz maskesi yapmalısınız.Bu maskeleri de gelişi güzel değil cilt tipinize uygun yöntemlerle seçmelisiniz.Örneğin eğer cilt tipiniz yağlı ise kesinlikle derinlemesine temizlik maskesi uygulamalısınız. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: x-small;">Güzelliğin en iyi yansıtıcısı güzel bir yüz ve parlak bir tendir.Parlak bir tene sahip olmak da cilde özenli bakmaktan geçer.Güzel bir yüze sahip olmak için her hafta düzenli olarak peeling uygulaması ve yüz maskesi yapmalısınız.Bu maskeleri de gelişi güzel değil cilt tipinize uygun yöntemlerle seçmelisiniz.Örneğin eğer cilt tipiniz yağlı ise kesinlikle derinlemesine temizlik maskesi uygulamalısınız.</p>
<p>Kuru cilde sahip bayanlar da nemlendirici ve daha nazik maskeleri tercih etmelidir.Yine de en zor bakım yağlı ciltlere uygulanır.Çünkü bu ciltler yediğiniz yağlı yiyecekleri içerde tutmaz ve hemen dışarı yansıtarak akne ve sivilce olarak kendini gösterir.</p>
<p>Cilde maske uygulamadan önce cildi yumşatmak gerekir.Bir leğenin içerisine kaynar su koyun ve içerisine biraz da nane serpip başınıza havlu öreterek biraz buhar banyosu uygulayın cildinize.Bu işlem siyah noktalarınızın ve gözeneklerinizin açılıp yumşamasını ve daha kolay arınmasını sağlayacaktır.</p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetsiz.com/cilt-bakimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zayıflamanın Puf Noktaları</title>
		<link>http://www.sohbetsiz.com/zayiflamanin-puf-noktalari.html</link>
		<comments>http://www.sohbetsiz.com/zayiflamanin-puf-noktalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2009 17:23:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bayanlara Ozel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetsiz.com/?p=333</guid>
		<description><![CDATA[Ancak bahsettiğimiz şok diyetlerle değil, dikkatli olun! İşte ideal kilo vermenin püf noktaları.Bahar mevsiminin gelmesiyle birlikte herkesi “zayıflama” telaşı sardı. Malum; kıyafetler özgürleşecek, fazlalıklar paltoların ardına saklanamayacak, kilolar gitmediği taktirde deniz keyfi bir “sendrom”a dönüşecek&#8230; Hareketsizlik, stres, fast-food ve atıştırma alışkanlığı, uykusuzluk ya da fazla uyuma, yağlı yiyecekler&#8230; Ve maalesef kaçınılmaz bir gerçek bir gerçek; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: x-small;">Ancak bahsettiğimiz şok diyetlerle değil, dikkatli olun! İşte ideal kilo vermenin püf noktaları.Bahar mevsiminin gelmesiyle birlikte herkesi “zayıflama” telaşı sardı. Malum; kıyafetler özgürleşecek, fazlalıklar paltoların ardına saklanamayacak, kilolar gitmediği taktirde deniz keyfi bir “sendrom”a dönüşecek&#8230;<br />
Hareketsizlik, stres, fast-food ve atıştırma alışkanlığı, uykusuzluk ya da fazla uyuma, yağlı yiyecekler&#8230; Ve maalesef kaçınılmaz bir gerçek bir gerçek; şişmanlık..</p>
<p>Tüm dünyada gittikçe grafiğini yükselten obezite artık bir hastalık konumunda. Her beş kişiden birinde mutlaka görülen bu durum, sağlığı bir hayli tehdit ediyor. Fiziksel aktivitede azalma, beslenme alışkanlıkları, yaş, cinsiyet (kadın), ırksal faktörler, eğitim düzeyi, evlilik, doğum sayısı, sigarayı bırakma ve alkol risk faktörleri arasında.<br />
Dengesiz ya da fazla beslenme beraberinde kalp, tansiyon, damar tıkanıklığı, kolesterol ve şeker gibi birçok hastalığa davetiye çıkarıyor.</p>
<p><span id="more-333"></span></p>
<p><font size="2">Kışın alınan kilolar, yaz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte bir anda verilmek isteniyor ve çare şok diyetlerde bulunuyor. “1 haftada 5 kilo vermek” gibi bir mucize olarak görülen kısa süreli diyetler, sağlık açısından ciddi sorunları da beraberinde getiriyor. Sindirim ve sinir sistemi bozuklukları, kansızlık, yorgunluk, halsizlik, baş dönmeleri, bulantı ve kusma bunlardan sadece bir kaçı&#8230; Bilinçsiz beslenme, yetersiz besin öğeleri metabolizmayı bir anda çökertiyor. Kilo kayıpları yağ yerine su ve kastan oluyor. Metabolizmanın yavaşlaması, verilen kiloların ve hatta daha fazlasının belli bir süre sonra hızla alınmasına neden oluyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<h3>UZMANLARDAN TAVSİYELER&#8230;.</h3>
<p> </p>
<p>Zayıflamak isteyen bir kişi öncelikle beynini bu koşula hazırlamalı, bir uzmana başvurmalı ve hedef belirlemelidir. Az, sık ve öz yemelidir. Uzun vadeli diyetler uygulamalıdır. Kilo almanın temelinde yatan atıştırma ve hareketsizlik gibi alışkanlıklarından vazgeçmelidir. Günlük alınan kalori miktarından 500-1000 kalorilik kısmının az alınması haftada ortalama 1 kilo verilmesini sağlar ve doğru olan da bu ölçüdür. İstenilen kiloya ulaştıktan sonra mutlaka koruma programına geçilmelidir.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<h3>“İDEAL KİLO VERME”NİN SIRLARI&#8230;</h3>
<p> <br />
Yaş, kilo, boy, fiziksel aktivite düzeyi ve vücut analizinize göre uygun bir beslenme programı takip edin.</p>
<p>Açlık hissettiğinizde bisküvi, kek, börek vb. gıdaların yerine önce bir bardak su içmek ve meyve, kepekli kraker, yoğurt, beyaz peynir, kuru erik, 3-4 adet ceviz gibi hafif ve sindirimi kolay yiyecekler atıştırın.</p>
<p>3 ara öğün ve 3 ana öğün yemeyi alışkanlık edinin ve asla aç kalmayın.</p>
<p>Günde ortalama 45 dakika yürüyüş yapın.</p>
<p>Günde 8-10 bardak su için.</p>
<p>Kan şekerini hızla yükseltip düşürmeyen, tokluk hissi veren, kepekli ve lifli yiyecekleri tercih edin. Üç beyazı (şeker-un-tuz) listenizden çıkartın.</p>
<p>Kızartmayı sofranızdan uzaklaştırın, onun yerine ızgara, haşlama ve buğulama türüne yer verin.</p>
<p>Uyku düzeninizi dengede tutun. Çok uyku kadar uykusuzluk da kilo aldırır, çünkü az uyku sinir sisteminin dengesini bozar, stres yaratır ve bu da paralel olarak atıştırma eğilimlerini arttırır.</p>
<p>Reçeli kendi öz şekeriyle yapın.</p>
<p>Alkol alımını azaltın.</p>
<p>Sigara, kahve ve kafeinli içecekler kan şekerini düşürerek şekerli gıdalara saldırmaya neden olduğu için bunlardan uzak durun.<br />
Hazır gıdalar ve asitli içecekleri hayatınızdan çıkarın.</p>
<p>Zayıflama ilaçlarından kaçının. Çünkü bitkisel zayıflama ilaçları; vücutta B1 vitamini (thiamin) eksikliğine yol açıyor, karbonhidrat metabolizmasını etkiliyor, istem dışı göz kayması, yürümede dengesizlik ve sinirlilik gibi sinir sistemi bozuklukları yaratır.</p>
<p>Tartılmayı alışkanlık haline getirin ve eğer mümkünse yediklerinizi not edin.</p>
<p>Kırmızı et tüketimini en aza indirin, onun yerine belirli ölçülerde tavuk ve balık tüketin.</p>
<p>Yiyecekleri çok çiğneyin, porsiyonları azaltın, sofradan tıka basa tok olarak kalkmayın.</p>
<p>Meyve ve tatlıyı yemekten yarım saat sonra yemeyi tercih edin.</p>
<p>Sofranızda “Omega 3” ve “Omega 6”ya yer verin. Omega 3; ceviz, fındık, soya fasulyesi, lahana, ıspanak, brokoli, marul, kanola bitkisi, soğuk su balıkları, balık yağı ve Omega 6 da ayçiçeği, mısır, soya ve tahıl ürünlerinde bulunur.</p>
<p>- Eğer kabızlık sorunu ile karşı karşıyaysanız; bol sebze ve salata yiyin, spor yapın ve bol su için.</p>
<p>Ekmek sepetini sofranızda bulundurmayın ve asla televizyon karşısında yemek yemeyin.</p>
<p>Katı yağ yerine sıvı yağ kullanın ve et yemeklerine yağ katmayın.</p>
<p>Mutlaka bir endokrinoloji uzmanına başvurun. Çünkü hormon bozukluğu da hızlı kilo alma ve gayret gösterilse de kilo verememe gibi sorunlar yaratır.</p>
<p>O yüzden aşağıdaki hormon değerlerini kontrol ettirin.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>Tiroit hormonu:</strong> Tiroit bezi T4 ve T3 adlı iki tip hormon salgılar. Tiroit hormonu azlığı metabolizmayı yavaşlatarak daha fazla kilo verilmesini önler.</p>
<p>İnsülin hormonu: Bu hormon kanda çok yüksekse kan şekeri düşer. Bu da şekerli gıdaları daha çok tükemeye neden olur.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>Ghrelin hormonu:</strong> Mideden salgılanan bu hormon, kilo vermeye başladıkça kanda artmaya başlar ve kişiyi yemek yemeye yöneltir.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>Oreksin:</strong> Beyinden salgılanan bu hormon da zayıfladıkça yemek yemeyi artırır.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>Leptin:</strong> Yağ dokusundan salgılanan bu hormondaki değişiklikler de kilo vermeyi önler. Yağ kaybettikçe veya kilo verdikçe kandaki leptin hormonu düşer. Düşük leptin düzeyleri beyni uyararak yemek yemeyi artırır.</p>
<p></font></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetsiz.com/zayiflamanin-puf-noktalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sismanlıgın 8 Gizli Nedeni</title>
		<link>http://www.sohbetsiz.com/sismanligin-8-gizli-nedeni.html</link>
		<comments>http://www.sohbetsiz.com/sismanligin-8-gizli-nedeni.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2009 17:19:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bayanlara Ozel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetsiz.com/?p=330</guid>
		<description><![CDATA[Hareketsiz yaşam şişmanlığın en buyuk sorumlusu. Ancak uzmanlar, şişmanlığa yol açan yeni faktörlerden söz ediyor.İşte gizli düşmanlar&#8230;   Bugüne kadar hesap basitti:          Çok fazla yemek ve az hareket etmek kocaman bir göbek demekti. Ancak bu bilgiyi küçücük çocukların bile bilmesine rağmen değişen bir şey olmadı. Dünyada genel olarak baktığımızda obezite azalmıyor tersine artıyor.   Ancak endokrinoloji [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: x-small;">Hareketsiz yaşam şişmanlığın en buyuk sorumlusu. Ancak uzmanlar, şişmanlığa yol açan yeni faktörlerden söz ediyor.İşte gizli düşmanlar&#8230;</span></p>
<div><span style="font-size: x-small;"></span></div>
<p> </p>
<p><span style="font-size: x-small;"><strong>Bugüne kadar hesap basitti:    </strong>     </p>
<p>Çok fazla yemek ve az hareket etmek kocaman bir göbek demekti. Ancak bu bilgiyi küçücük çocukların bile bilmesine rağmen değişen bir şey olmadı. Dünyada genel olarak baktığımızda obezite azalmıyor tersine artıyor.  <br />
Ancak endokrinoloji uzmanları şişmanlığa sebep olan yeni faktörler de keşfettiler. Bilimadamları  elbette ki insanların yakabileceğinden daha fazla kalori edinmesi her zamanki gibi en büyük problemimiz  diyor ancak işin içinde başka faktörlerin de olduğunu belirtiyorlar. İşte şişmanlığa sebep olan gizli düşmanlar:</p>
<p><span id="more-330"></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>1. UYKU PROBLEMLERİ     </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Yapılan araştırmalar, günde 12 saatten az uyuyan okul çağı çocuklarının, 12 saat ve daha çok uyuyanlara göre 3.5 kat daha fazla obezite riskine sahip olduklarını ortaya koyuyor. İşin en ilginci anne-babanın obez olması, hareketsizlik, uzun saatler TV seyretmek gibi faktörlerin hiçbir bu çocuklarda uyku kadar etkili olmuyor! Bilimadamları bunu uyku sırasında leptin hormonunun seviyesinin düşmesine bağlıyor. Çünkü leptin vücutta metabolizmanın hızlanmasına yardımcı oluyor ve açlık hissini önlüyor. Bu süreç yetişkinlerde de aynı şekilde işlediği için gece uykusuna özellikle dikkat etmeniz gerekiyor. Uyku öncesinde yapacağınız ılık bir duş ve içeceğiniz bir bardak sıcak süt sizi daha da rahatlatacak. Eğer kronik bir uyku probleminiz varsa mutlaka bir doktora danışmalısınız.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>2. GENETİK MİRAS</strong></p>
<p>Gen araştırmaları şimdilerde şişmanlıkla ilgili araştırmaların en önemli ayağını oluşturuyor. Çünkü açlığın sorumlusunun bazı genler olduğu düşünülüyor. Tek yumurta ikizleriyle yapılan araştırmalar gösteriyor ki vücut ağırlığının yüzde 70 ine kadar olan kısmını genlerimize sadece yüzde 30 luk bir bölümünü ise çevre faktörlerine borçluyuz. Bilimadamları şişmanlığa yol açan gen sayısının 30-100 arasında olduğunu söylüyor.</p>
<p>Hepsinin tek başına çok küçük bir etkileri var. Ancak bir araya geldiklerinde tartının ibresini fırlatıveriyorlar. Buna göre iştahı artıran genler, vücuda elma veya armut formunu veren genler, metabolizmayı yöneten genler belirlenmiş durumda. Yuvarlak genlere sahip olanların maalesef yediklerine çok dikkat etmesi gerekiyor. Her şeyden önce özellikle yaşamın belli dönemlerinde özellikle dikkat etmeniz gerekiyor. Örneğin hamilelik döneminde veya menopoza girerken. Doktorlar gelecekte bu gen durumunu dengeleyecek ilaçların çıkacağını söylüyor. Ama o zamana dek yapılacak şey beslenme alışkanlıklarına dikkat etmek.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>3. İLAÇLARIN ETKİSİ </strong></p>
<p><strong><br />
</strong><br />
Pek çok kadın bazı doğum kontrol ilaçlarının yarattığı kilo problemlerinden haberdar. Aslında sadece doğum kontrol ilaçları değil genel olarak pek çok ilaç fazla kiloya sebep olabiliyor. O yüzden hastasına ilaç yazan bir doktorun bu konuda hassas davranması gerekiyor. Örneğin bazı depresyon ilaçları 3-4 kiloya kadar artışa sebep olabiliyor. Tansiyon için kullanılan kimi ilaçlarsa ekstra 2 kilo anlamına gelebiliyor. Diyabet ilaçlarının 3-4, insülin şırıngalarının ise uzun vadede 10-15 kiloya kadar artışa sebep olduğu biliniyor. Bu yüzden özellikle diyabet problemi olanların erkenden spor yapmaya başlamaları tedavi sırasında gelebilecek kilolara karşı koymaları açısından önemli. Eğer ilaç kullanımında kilo alma gibi bir endişeniz varsa bunu mutlaka doktorunuzla paylaşmalısınız. Belki de daha ince bir alternatifiniz olabilir.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>4. KLİMALAR </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Üşüdüğümüzde veya terlediğimizde vücudumuz ısıyı ayarlamak zorunda kalır ve bunun içinde enerjiye ihtiyacı olur. Klimalar ise işte bu görevi üstlenirler. Hayvanlar üzerinde yapılan bir deneyde sıcakta veya soğukta kilo verdikleri gözlemlenmiş. Gün boyunca sabit olarak ısıtılan veya klimayla soğutan mekanlarda yaşıyoruz. Bu ısı ortalama 26 derece civarında. Ve tam da bu ısıda ekstra hiçbir şey yakmak mümkün değil. Bu yüzden vücudunuza rahat vermeyin ve onu zaman zaman ısı değişimlerine maruz bırakın. Mesela saunaya girin ardından buz gibi havuzda yüzün. Hatta bazı geceler pencereler açık olarak uyumaktan korkmayın. Bu sizin bağışıklık sisteminizi de harekete geçirecek emin olun.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>5. EVLENMEK</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Sadece kişisel tecrübeler değil bilimsel araştırmalar da evliliğin yemek alışkanlıklarını hem kadın hem de erkek açısından bilinçsizce değiştirdiğini ortaya koyuyor. İngiltere Newcastle Üniversitesi bilimadamları, yaptıkları çalışmalarda evlendikten sonra erkeklerin daha sağlıklı beslendiklerini, kadınlarınsa yemelerine çok fazla dikkat etmeyip kilo aldıklarını ortaya çıkarmış. Uzmanlar bunun sebebini kadınların daha fazla et ve büyük porsiyonlarda yemek yemesine, evlilikle ilgili strese daha yatkın olmalarına ve genel olarak sağlıksız beslenmelerine bağlıyor.</p>
<p>Peki bu konuda ne yapılabilir? Bilimadamları esprili bir cevap veriyor ya bekar kalacaksınız ya da eski sabit beslenme alışkanlığınızı devam ettireceksiniz.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>6. NİKOTİN </strong></p>
<p><strong><br />
</strong><br />
Her geçen gün daha çok insanın sigaradan vazgeçmesi sağlık açısından çok güzel bir şey. Ancak bunun etkilerini sadece ciğerlerde ve deride değil maalesef tartıda da görüyorsunuz. Amerika daki Michigan Üniversitesi bilimadamları sigarayı bıraktıktan sonra sanıldığından da çok kilo alındığına dikkat çekiyor. Diyelim sigara içerken 2-6 kilo fazlanız varsa sigarayı bıraktıktan sonra bu fazlalık rahatlıkla 7-8 kiloyu bulabiliyor. Çünkü nikotin iştahı kesiyor ve metabolizma çalışmasını hızlandırıyor. Ancak kilo bile alsanız yine de değer çünkü sağlığa nikotinden daha fazla zarar veren bir şey yok.</p>
<p>Uzmanlar sigarayı bırakanların özellikle ilk 6 ay çok dikkat etmeleri gerektiğini söylüyor. Kilo alımını önlemek, kilo almaktan daha kolay. Önemli olan bunun bilincine içtiğiniz son sigarada varmak ve buna göre bir bilanço yapmak. Yani daha az yemek ve daha çok spor yapmak.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>7. YAŞ </strong></p>
<p><strong><br />
</strong><br />
Araştırmalar, insanoğlunun 20 yaşının ortasına kadar her ay 300 gram aldığını gösteriyor. Yaşlandıkça da kas grubundan kaybediyoruz. Ancak bu kas grubu önemli çünkü tek başlarına bile kalori yakmak için onlara ihtiyacımız var. 25-30 yaşlarında kilo daha da çok artıyor. Bu 40 yaşına kadar böyle gidiyor. Menopoz döneminde östrojen azaldığı için ekstra kilolar alınıyor. Bu yüzden yaşlandıkça kas egzersizlerine önem vermelisiniz. Ayrıca protein tüketimini de artırmalısınız. Çünkü kas gücünü artırmak için proteine ihtiyacınız var.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>8. STRES</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Bütün bir gün etrafta koşuşturursak aslında kilo vermemiz gerek değil mi? Ancak Amerika daki Chicago üniversitesi nde yapılan bir araştırma bunun aksini gösteriyor. Özellikle kadınlar stres zamanlarında lüzumsuz bir şekilde kilo alıyorlar. Üstelik stres faktörleri ne kadar artarsa o kadar çok kilo alıyorlar. Çünkü stres sırasında kortizol denilen bir madde salgılıyoruz. Bu da yağ hücrelerini harekete geçiriyor ve enerjinin görevini yapmasını engelliyor.</p>
<p>Bu stres yükü haftalar boyu sürerse o zaman vücut, yağ deposu rezervini artırıyor. Bu yüzden kendinize zaman zaman mutlaka özel vakit ayırın. Stresinizin üstesinden gelebilmek için birileriyle konuşmak ya da düşüncelerinizi yazıya dökmek de iyi gelebilir. Boston Üniversitesi nde yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre gerilimden en kolay kurtulmanın yolu onun üzerine gitmek.</p>
<p> </p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetsiz.com/sismanligin-8-gizli-nedeni.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalori Harcamanın Sırları</title>
		<link>http://www.sohbetsiz.com/kalori-harcamanin-sirlari.html</link>
		<comments>http://www.sohbetsiz.com/kalori-harcamanin-sirlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2009 17:14:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bayanlara Ozel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetsiz.com/?p=327</guid>
		<description><![CDATA[Az yiyorum ama kilo veremiyorum diyorsanız iste size kalori yakmanın püf noktaları. Organizma, alınan veya verilen kilolara kolayca uyum sağlayıp onu korumaya programlıdır. Böylece siz diyet yapmaya başladığınızda organizmanız eski kilonuzu korumak için kıyasıya bir mücadeleye girer. Birdenbire çok düşük kalorili bir beslenme alışkanlığı edinirseniz, organizma inatla karsı çıkarak bazal metabolizmayı uyarır. Yavaş çalışmaya başlayan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span style="font-size: x-small;">Az yiyorum ama kilo veremiyorum diyorsanız iste size kalori yakmanın püf noktaları.</span></div>
<p><span style="font-size: x-small;">Organizma, alınan veya verilen kilolara kolayca uyum sağlayıp onu korumaya programlıdır. Böylece siz diyet yapmaya başladığınızda organizmanız eski kilonuzu korumak için kıyasıya bir mücadeleye girer. Birdenbire çok düşük kalorili bir beslenme alışkanlığı edinirseniz, organizma inatla karsı çıkarak bazal metabolizmayı uyarır. Yavaş çalışmaya başlayan metabolizma kilo verme sürecini yavaşlatır. Bu nedenle sağlıklı kilo vermek istiyorsanız, günlük kalori miktarını birdenbire değil, yavaş yavaş azaltın.</p>
<p></span></p>
<p><span id="more-327"></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>KASLARINIZI ÇALIŞTIRIN</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>İstatistiklere göre kaslı kişilerin metabolizması daha hızlı çalışıyor. Bu nedenle kaslarınızı güçlendirecek sporlar yapın. Çünkü fiziki aktivitenin iki avantajı var: Biri kalorileri yakması, diğeri kas kütlesini genişleterek yağ kütlesinin azalmasını sağlaması.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>PROTEİNİ İHMAL ETMEYİN   </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Et, balık, peynir, baklagil, yumurta, süt, peynir ve yoğurt değerli birer protein kaynağıdır. Aminoasit içeren bu besinler organizma için kasları inşa etmeye yarayan birer kiremit tası gibidirler. Organizma bu aminoasitleri özümsemek için bol enerjiye, özellikle de karbonhidrat ya da yağlardan alınan enerjiye gereksinim duyar. Yani, proteinli besinler daha çok kalori yakılmasına neden olur. Ancak aşırıya kaçmamaya özen göstermekte yarar var.</p>
<p>Aşırı protein almak organizmayı, en çok da böbrekleri yorar. Dengeli bir diyette günlük kalori miktarının yüzde 15-20&#8242;si kadar protein alınmalıdır.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>BOL UYUYUN</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Yorgun olduğunuz zaman metabolizma dâhil tüm fiziksel işlemlerde otomatik olarak bir yavaşlama söz konusu olur. İyi bir uyku organizmayı dinlendirir. Bunun için ön hazırlık yapmanız Sart. Hafif bir aksam yemeği yiyin. Hafif yemek hem iyi uyumanızı, hem de kilo almamanızı sağlar. Aksam saatlerinde yavaşlayan metabolizma, alınan kalorileri gereğince yakamaz ve vücudun belli bölgelerinde biriktirir.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>ÖĞÜN ATLAMAYIN</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Hele kahvaltıyı kesinlikle atlamayın. Günün bu ilk öğünü, sadece gün içinde enerjik olmanızı sağlamakla kalmaz, gece boyunca uyuyan metabolizmayı da uyandırır. Eğer kahvaltı yapmazsanız metabolizma uyanmadığı için kalori yakmayacaktır. Üstelik öğle öğününde çok acıkmış olacağınızdan aşırı besin almanız içten bile değil. Organizmanın doğal ritmi için günde 3 ana ve 2 ara öğün yemelisiniz. Bu sistemle kaloriler birikmez aksine yakılır.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>MEYVE VE SEBZE YİYİN</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Acıktığınız zaman atıştırma tuzağına yakalanmamak için buzdolabınızda daima taze meyve ve sebze bulundurun. Maydanoz, havuç, salatalık ve domates gibi besinleri yıkayıp doğrayın. Üzerine limon suyu gezdirip ayrı cam kavanozlara<br />
âlin ve buzdolabında saklayın.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>30 DAKİKA SPOR YAPARAK NE KADAR KALORİ HARCAYABİLİRSİNİZ?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Bisiklet </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Hızlı pedal çevirerek yârim saatte 260 kalori yakabilirsiniz. Ancak yavaş giderseniz harcayacağınız kalori miktarı 90&#8242;a kadar inebilir.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>Yüzme </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Serbest yüzme ile 300 kalori harcarsınız. Kelebek stili ile 450 kalori, sırtüstü 240 ve kurbağalamada 200 kalori harcarsınız. İdeal olan yârim saatte tüm yüzme stillerini denemek.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>Hafif koşu</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Açık havada yârim saatlik bir koşu 300 kalorilik bir harcama demektir. Eğer koşmayı sevmiyorsanız, hızlı yürümekle de bu kaloriyi harcayabilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>Tenis</strong></p>
<p> </p>
<p>Yârim saatlik tenis ile 250 kalori harcayabilirsiniz. Ancak dikkat; çiftli tenis maçı yaparsanız daha az yorulacağınızdan 50 kalori daha az harcamış olursunuz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetsiz.com/kalori-harcamanin-sirlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güzelligin Esas Kuralları</title>
		<link>http://www.sohbetsiz.com/guzelligin-esas-kurallari.html</link>
		<comments>http://www.sohbetsiz.com/guzelligin-esas-kurallari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Dec 2009 16:20:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bayanlara Ozel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetsiz.com/?p=36</guid>
		<description><![CDATA[Hepimiz giderek artan bir biçimde sağlığımızla daha fazla ilgilenmeye başladık. Hastalıklardan nasıl korunacağımızı, vücudumuzu nasıl güçlendirebileceğimizi, sağlık sorunlarımızı daha erken nasıl tanıyabileceğimizi dikkatle araştırıyoruz. Ortalama yaşam süresinin uzaması, emeklilik ve yaşlılığa ilişkin endişelerimizi çoğalttı. Yirmi beş yıl önce emekli olanların emeklilik sonrası ortalama yaşam süreleri on yılı pek geçmemiştir. Bugün ise bir emekli en az [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hepimiz giderek artan bir biçimde sağlığımızla daha fazla ilgilenmeye başladık. Hastalıklardan nasıl korunacağımızı, vücudumuzu nasıl güçlendirebileceğimizi, sağlık sorunlarımızı daha erken nasıl tanıyabileceğimizi dikkatle araştırıyoruz. Ortalama yaşam süresinin uzaması, emeklilik ve yaşlılığa ilişkin endişelerimizi çoğalttı. Yirmi beş yıl önce emekli olanların emeklilik sonrası ortalama yaşam süreleri on yılı pek geçmemiştir. Bugün ise bir emekli en az 20-25 yıllık yeni yaşam süreciyle karşı karşıyadır. Yaşlılık belirti ve değişimlerinin bedeninize daha yavaş yerleşmesine engel olmak hakkınızdır. Bu yönde göstereceğiniz sağlıklı davranışlar, geç ve genç yaşlanmanıza, yaşlanırken de sağlam kaslara, kemiklere, göz, kulak ve eklemlere sahip olmanıza destek olacaktır. Bu çabalarla yaşınız ilerledikçe bellek azalması, kalp-damar sorunları, cinsel problemler ve güçsüzlük ile daha az karşılaşacaksınız. Bütün bunlar sadece sizin sağlığınızla ilgilenmeniz ve kendinize iyi bakmanızla mümkündür.</p>
<p> </p>
<p><span id="more-36"></span></p>
<p> </p>
<p><strong>Sağlık bilinci </strong></p>
<p>Siz yaşlandıkça fiziksel görünümünüzün de değişeceğini biliyorsunuz. Boyunuz yavaş yavaş kısalacak, cildiniz kırışacak, saçlarınız beyazlaşacak, kaslarınız bir miktar gevşeyip sarkacak. Bütün bu değişimleri biraz daha geciktirip hafifletmeyi, orta yaş ve sonrasında özellikle kadınlar çok önemserler. Ne saç dökülmesi, cilt kırışması, boy kısalması, ne de siz yaşlandıkça aldığınız kilolar, genişleyen karın ve kalçanız yaşlanmanın değiştirilemez ve önlenemez sonuçları değildir. Kemik kırılganlığındaki artış (osteoporoz) ile yapacağınız akıllı bir mücadele, boyunuzun kısalmasını da, belinizin eğilmesini de engelleyecektir.</p>
<p>Daha az kalori tüketip yeterli ve dengeli beslenir, daha fazla fiziksel aktivitede bulunursanız kilo almanızı da engelleyebilirsiniz. &#8220;Kozmofarmasötikal&#8221; destekler ve erken başlatılmış, bilinçli yürütülmüş bir cilt bakımı ile yaşlılığa bağlı cilt sorunlarınızı bir hayli azaltabilirsiniz. Bütün sorun sağlık bilincinizi doğru oluşturmanız ve geliştirmenizdedir. Sorunu gereğinden fazla büyütmez ama gerekli önlemleri ve kontrolleri de ihmal etmezseniz sağlıklı bir yaşlılık sizi beklemektedir. Eğer fiziksel görünümünüze ilişkin olarak kendinizi daha iyi hissetmek istiyorsanız yapabileceğiniz başka şeyler de var:</p>
<p><strong>Ruh ve beden</strong></p>
<p>Sadece dış görünümünüze takılıp kalmayın. Siz, vücudunuz ve onun içinde yaşayan ruhsal yaşamınızla bir bütünsünüz.</p>
<p><strong>Yüksek enerji</strong></p>
<p>Enerji seviyenizi yükseltin. Daha çok egzersiz yapın. Düzenli fiziksel aktivite formda kalmanızın başlıca belirleyicisidir. En az haftada 3-4 kez 30-45 dakika fiziksel aktivite yapmayı planlayın. Egzersiz enerji düzeyinize tavan yaptıracak ve daha iyi bir fiziksel görünüme sahip olmanızı sağlayacak en iyi ilaçtır.</p>
<p><strong>Kendinizi sevin </strong></p>
<p>Kendinizden hoşlanın. Ne yapın edin, ilk önce kendinizi sevin, kendinize güvenin. Her aşamada kendinizi ödüllendirin.</p>
<p><strong>Geleceği düşünün</strong></p>
<p>Eski fotoğraflardan faydalanın. Gelecekte nasıl bir fiziksel görünümde olacağınızı keşfetmeye çalışın. 10-20 sene sonraki resminizi çizmeye, hayal etmeye çalışın. Eski fotoğraflarınızı dikkatle inceleyin.</p>
<p><strong>İltifat edin</strong></p>
<p>Kendinize iltifat edin. Size saçma da gelse, çocukça gibi de görünse aynaya her baktığınızda kendinize iltifat edin. Aynada kendi kendinizi yakışıklı ya da güzel bulmaktan ve bunu hissetmekten çekinmeyin.</p>
<p><strong>Bakımlı giyinin </strong></p>
<p>Güzel ve bakımlı giyinin. Fiziksel görünümünüzü tamamlayacak temiz ve düzgün elbiseler giymeye özen gösterin.</p>
<p><strong>Wellness notları </strong></p>
<p>Elma suyu en az portakal suyu kadar değerlidir. Elma suyunda beklenenin çok üzerinde kalp hastalığına karşı koruyucu antioksidan etkili polifenol olduğu belirlenmiştir.<br />
Aloe Vera (sarısabır) otu suyunun herhangi bir sağlık yararının olduğuna dair hiçbir bilimsel kanıt mevcut değildir. Aloe Vera suyunu, şiddetli ishal ve krampları göze alıyorsanız (!) laksatif-bağırsak boşaltıcı gibi kullanabilirsiniz.<br />
Eğer olduğunuzdan daha fazla yaşlı görünmek istiyorsanız bol bol sigara için!.. Sigara cildinizi daha erken kırıştıracak, dişlerinizi daha erken dökecek ve saçlarınızı daha çabuk beyazlatacaktır.</p>
<p><strong>Uyarılar</strong></p>
<p>Yanlış ilaç kullanımı yaşlandırıyor.<br />
Pek çok araştırma fazla miktarda, gereğinden uzun süreyle ilaç kullanımının yaşam sürenizi olumsuz yönde etkilediğini ortaya koymuştur. İlaç kullanımı ile ilgili sorunlarla daha az karşılaşmak istiyorsanız, aşağıdaki önerileri dikkate almalısınız:<br />
Kullandığınız ilaç sayısını en aza indirin. Kullanım süresini ve önerilen dozu asla geçmeyin.<br />
Optimal yarar sağlayan en düşük dozlarda ve sürede kalmaya özen gösterin.<br />
İlaç alerjilerinizi mutlaka not alın.<br />
Yeni bir reçete hazırlandığında doktorunuza, eczacınıza ve hemşirenize halen kullandığınız ilaçları da hatırlatın.<br />
Doktorunuza ilaçların tedavi edici düzeylerini takip etmesi ve toksisite araştırmalarını yapabilmesi için izin verin.<br />
Kullandığınız her ilaç için doktorunuzdan ya da eczacınızdan bilgi talep etmekten çekinmeyin.<br />
Birden fazla ilaç kullanıyorsanız ilaçlar arası etkileşime yönelik bilgi isteyin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetsiz.com/guzelligin-esas-kurallari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
